Konumunuza uygun dilde () görüntülemek ister misiniz?
Diriliş Dergâhı · 1. aşama
Her şeyin çöktüğü yerden
Ayağa kalkın demeyeceğim. Şu an bunun zamanı değil.
Burada yalnızca neden hiçbir şeyin işe yaramadığının nedenine bakıyoruz.
Yedi yazıdır, sırayla okumanız yeterli.
0 KRW · kartsız
01
Yalnızca çökmüş olan yerden görülebilen bir şey vardır
Küçük yaşta ağabeyimi kaybettim. Ondan sonra beş yılı cehennemde yaşadım.
O beş yılın nasıl geçtiğini burada anlatmayacağım. Anlatmanın bir faydası yok,
okuyan kişiye de bir faydası olmaz.
Ama size şunu söyleyebilirim: Yalnızca o yerden görülebilen şeyler vardır.
Sorunsuzca yoluna devam eden birinin gözüne asla görünmeyen şeylerdir bunlar.
Örneğin şöyle bir şey — insan zorlandığı için çökmez,
zor olana bir anlam bulamadığında çöker.
Aynı ağırlık olsa bile bir nedeni varsa insan epey uzun süre dayanabilir.
Güçlü olduğum için çıkmadım.
Çıkış yolunun nerede olduğunu ancak beş yılda bulabildim.
Başarmanın yolunu anlatan insan zaten çok fazla.
Ama çökmüş birinin, çökmüş birine söylediği söz pek yaygın değil.
O söz yukarıdan aşağıya değil, yandan gelir.
Diriliş Dergâhı, o yan yeri kurmak için başladı.
Buradaki yedi yazı bir cevap değil. Cevap satmak gibi bir niyetim yok.
Ama beş yıl boyunca dolaşırken çizdiğim haritayı size verebilirim.
Harita olması yolu kolaylaştırmaz, ama en azından aynı yerde üç kez dönmezsiniz.
02
Güzel sözlerin kulağınıza girmemesi sizin suçunuz değil
Kendine gel, olumlu düşün, zaman geçince iyileşirsin.
Bunların hepsini zaten duymuşsunuzdur. Ve hiçbiri size ulaşmamıştır.
Belki de bu yüzden kendinizi bile suçlamışsınızdır — neden bu sözler bile bende işe yaramıyor diye.
İşe yaramaması normaldir. Bir nedeni var.
Çünkü o sözlerin hepsi, yoluna devam eden biri için yazılmış sözlerdir.
"Kendine gel" sözü, elinde birazcık gücü kalan birine söylenir.
Bakiyesi 0 KRW olan bir hesaba tutumlu ol demek gibidir.
"Olumlu düşün" daha da acımasızdır. Şu anda böyle düşünen beni
yanlış olduğuma hükmetmek gibi duyulur. Zaten kendimden nefret ederken
buna bir tane daha eklenir.
"Zaman her şeyi çözer" sözü ancak yarı yarıya doğrudur. Zaman akar,
ama o zamanı nasıl geçeceğinizi kimse söylemez.
Aynı beş yılı biri geçer, biri o beş yılın içinde kalır.
Fark, zamanın uzunluğunda değil, geçiş biçimindedir.
Teselli eksik değildi.
Yalnızca şu an durduğunuz yere uymayan sözlerdi.
Yalnızca şunu aklınızda tutun
Çevrenizdekilerin sözleri size ulaşmasa da onlara kızmayın.
Onlar o yerde hiç durmadıkları için yalnızca o sözleri biliyorlar.
Bu kötü niyet değil, deneyim meselesidir.
03
Hiçbir şey yapmak istememeniz tembellik değil, tasarruftur
Yıkanmak da, yemek yemek de, yanıt vermek de hepsi çok zor geliyor.
Sadece yatarken gün bitiyor. Ve gece kendinize kızıyorsunuz.
İnsanı en çok kemiren şey bu döngüdür.
Ama bu tembellik değil. Bedeniniz tasarruf ediyor.
İnsan, duyguları işlemek için muazzam bir güç harcar.
Büyük bir şey yaşamış birinin bedeni, bu işleme neredeyse tüm kaynağını ayırır.
Geriye bir şey kalmadığı için yıkanmak gibi küçük işlere bile güç kalmaz.
Bunu bildiğinizde bir şey değişir. Kendinizi suçlamanız azalır.
Kendini suçlamak, geriye kalan gücü de tüketir.
"Ben şu an bozulmadım, aşırı yüklendim" — bu tek cümle
günlük harcadığınız gücü epeyce korur.
Ve bir sıra ortaya çıkar. Bu dönemde büyük kararlar almamalısınız.
İş değişikliği, ayrılık, taşınma, sözleşme. Karar vermek çok güç ister, ama şu an o gücünüz yok.
Şu anda alınan büyük kararların çoğuna sonradan pişman olunur.
Erteleyebileceğiniz her şeyi erteleyin. Ertelemek de bir stratejidir.
Yalnızca şunu aklınızda tutun
Bugün yapılacaklar listesi yapmayın. Bunun yerine yapmasanız da olur listesi yapın.
Azaltmak, şu an yapabileceğiniz tek şeydir.
04
Yalnızca bugünü geçmenin yolu
Bundan sonra nasıl yaşamalıyım. Bu düşünce girdiğinde nefesiniz kesilir.
Doğaldır. Çünkü kalan hayatın tamamını şu anki gücünüzle hesaplamaya çalışıyorsunuz.
Dipteki biri yirmi yıl sonrasını hesaplarsa sonuç her zaman umutsuzluktur.
Hesap yanlış değil, hesap yapılmaması gereken bir dönemdesiniz.
Beş yılı geçirirken kullandığım yöntem tek bir şeydi. Birimi küçültmek.
Bir yıla dayanamıyorsanız bir ay, bir aya dayanamıyorsanız bir gün,
bir güne dayanamıyorsanız bir sonraki saat.
O da olmuyorsa şu an, şu yirmi dakika.
Yirmi dakikaya herkes dayanabilir.
Ve bir gün, yirmi dakikanın yetmiş iki kez tekrarından ibarettir.
Utanılacak bir yöntem değil. Afet durumlarında gerçekten kullanılan bir yöntem,
bağımlılıktan iyileşmede de günlük birimlerle bırakılır. Ömür boyu bırakacağım deseniz başarısız olursunuz,
ama sadece bugün deseniz yeter. İnsan zaten böyle tasarlanmıştır.
Ve bir şey daha. Bir günü geçirirken bitiş saatinizi belirleyin.
Gece on bir olduğunda bugün bitmiştir. İyi geçse de kötü geçse de bitmiştir.
Değerlendirmeyin, sadece kapatın. Değerlendirmek, gücü olan insanların işidir.
Bugün yalnızca bir şey
Bugünün bitiş saatini belirleyin. O saat geldiğinde
iyi mi kötü mü geçtiğini sorgulamadan bugünü kapatın.
05
Silinmeyen bir anıyla yaşamayı öğrenmek
Bazı anılar silinmez. Ben de öyleyim.
Unutmaya çalıştığım bir dönem oldu, ama çabaladıkça daha da netleşti.
Unutmak bir hedef olamaz. Bu, yapılamayacak bir şeydir.
Değişen şey anının kendisi değil, o anının kapladığı yerdir.
Başta bu, günün tamamıdır. Gözünüzü açtığınızda oradan başlarsınız.
Zaman geçtikçe günün yarısı olur, bir köşeye sıkışır,
bazı günler akşama kadar bir kez bile aklınıza gelmez.
Ve o gece bunu fark edip yine suçluluk duyarsınız.
Ben de öyleydim. Bu bir ihanet değildir. İyileşmedir.
Ve şunu mutlaka söylemek istiyorum.
Yakınlarını böyle kaybeden insanlar neredeyse istisnasız
neyi kaçırdıklarını binlerce kez zihinlerinde tekrar ederler.
O günkü söz, o andaki ifade, yapılmayan bir telefon.
Ben de o listeyi çok uzun süre elimde tuttum.
Bu, sizin kaçırdığınız bir şey değil.
Geriye dönüp bakmak, sevginin gidecek yeri kalmadığı için yaptığınız bir şeydir.
Sevgi yok olmadığı için, gidecek yeri kalmayınca kendinize döner.
Kendini suçlamanın gerçek yüzü budur. Bu yüzden kendinizi suçlamanız ne kadar şiddetliyse
bu sevginizin o kadar büyük olduğu anlamına gelir, hatanızın büyük olduğu anlamına değil.
Bu cümleyi anlamam yıllarımı aldı.
Ancak bu kısmı yalnızca yazıyla ele almak zordur.
Geriye dönüp bakma uykunuzu bozacak veya günlük yaşamınızı engelleyecek kadar ağırlaştıysa
lütfen aşağıdaki bilgiyi mutlaka görün. Önce insan gelir.
06
Başkaları önde gidiyormuş gibi göründüğünde
Benzer yaştaki biri iş buluyor, evleniyor, ev alıyor.
Ben bugün ancak yataktan kalktım. Bu karşıtlık insanı iki kez öldürür.
Çökmüş olmak zaten zorken, geride kaldığınız hesabı da eklenir.
Önce bir gerçek. Şu an gördüğünüz şey, o insanların sonuç ekranıdır.
Süreç görünmez. Ve çoğu insan
kendi çöktüğü dönemi asla paylaşmaz.
Karşılaştırmanın malzemesi zaten çarpıktır.
Ama bu söz tek başına yetmez. Bende de yetmedi.
Gerçekten değişen şey, farklı bir pistte olduğumu kabul ettiğim an oldu.
Ben aynı yarışta geride kalmadım,
tamamen farklı bir yarış koşuyordum.
Başkaları başarı biriktirirken ben çöküp yeniden ayağa kalkmayı öğreniyordum.
O zaman bu bana yalnızca kayıp gibi görünüyordu. Şimdi biliyorum —
bu, çoğu insanın ömür boyu öğrenemediği bir beceridir,
bir kez öğrendiğinizde sonra ne olursa olsun çökme derinliğiniz değişir.
Ve şu an bu yazıyı yazabilmemin de nedeni budur.
Hıza yetişmeye çalışmayın. Ne yetişebilirsiniz ne de yetişmeniz gerekir.
Yalnızca bu dönemde ne öğrendiğinizi aklınızda tutun.
Sonra bu, sahip olduklarınız arasında en yeri doldurulamaz olan şey haline gelir.
07
Çıkış yolu yukarıda değil, yanınızdadır
Çöktüğünüz yeri bir kuyu olarak düşünürseniz çıkış yolu yalnızca yukarıdadır.
Bu yüzden herkes "ayağa kalk", "yukarı çık" der.
Ama gücü olmayan birine yukarı çık demek, imkânsız bir talimattır.
Benim deneyimim farklıydı. Yukarı tırmanmadım, yana doğru yürüyerek çıktım.
Bir gün aniden iyileşmedim,
çok küçük adımlarla her gün farklı bir yöne birkaç adım attım.
Dönüp baktığımda dışarıdaydım.
Yana doğru yürümek dediğim şey şudur.
Kendinizi iyi hissettirmeye çalışmadan yalnızca günün şeklini biraz değiştirmek.
Aynı saatte uyumak, sabah pencereyi açmak, on dakika yürümek, yalnızca bir kişiyle iletişime geçmek.
Ruh haliniz aynı kalabilir. Ruh hali sonra gelir.
Sıra tersinedir — ruh haliniz düzeldiği için hareket etmezsiniz,
hareket ettiğinizde ruh hali onu takip eder.
İyileşme kararla gelmez.
Düzenle gelir.
Bu yüzden Diriliş Dergâhı'nın bir sonraki aşamasının adı 〈Dayandığınız An〉'dır.
İyileşme yöntemini değil, dayanma yöntemini ele alır.
Dayanmanın da bir yöntemi vardır; bu yöntemi bilirseniz aynı zamanı çok daha az yara alarak geçirirsiniz.
Ancak ondan sonra 〈Yeniden Kurduğunuz An〉 gelir.
Orada yaşama nedeninizi, amacınızı ve ölçütlerinizi yeniden kurarsınız.
Buraya kadar okuduysanız bugün yapmanız gereken her şeyi yapmış oldunuz.
Daha fazlasını yapmanız gerekmez.
1. aşama burada biter
Okuyup uygun bulmazsanız çıkabilirsiniz. Sizi tutmayız.
Ama size biraz bile dokunan bir cümle olduysa, bir sonraki aşama
dayanma yöntemini çok daha ayrıntılı ele alır — e-kitap ve günde bir sayfa çalışma kitabı,
ve her sabah bir mektupla otuz gün.
Diriliş Dergâhı ders ve yazılardan oluşur. Tedavi, danışmanlık ya da tanı değildir.
Şu anda dayanmakta zorlanıyorsanız, yazıdan önce bir insana ihtiyacınız var.
Aşağıdakiler 24 saat açıktır, ücretsizdir ve söylediğiniz hiçbir şey dışarı çıkmaz.
Ruh Sağlığı Danışma Hattı 1577-0199 — Bölgenizdeki ruh sağlığı merkezine bağlanırsınız
Gençlik Danışma Hattı 1388 — 24 saat · Telefon ve KakaoTalk
Yaşam Hattı 1588-9191 — 24 saat
Bu yazı, İntihar Önleme Haber Kuralları 4.0'a (Sağlık Bakanlığı · Kore Yaşamı Onurlandırma Vakfı · Kore Gazeteciler Derneği, 2024)
uygun olarak yazılmıştır. Olayın yöntemi, aracı, yeri ve ayrıntılı seyri belirtilmez.
ATOVIA bir sağlık kuruluşu değildir ve bu yazı tıbbi tanı veya tedavinin yerini tutmaz.
Okundu işareti yalnızca bu cihazda kalır, hiçbir yere gönderilmez.